Bu da tıpkı Fenerbahçe’nin kanaryası gibi birdenbire çıkmamış, arkasında güzel bir hikâye var. Olay 1940’lı yıllara dayanıyor. O dönemde Beşiktaş çok güçlü bir takım; sahada resmen rakiplerini sürklase ediyor. Tribünlerden biri her golde, her güzel oyunda “Haydi Kartallar, haydi kara Kartallar!” diye bağırmaya başlıyor. Bu tezahürat çok beğeniliyor, kısa sürede bütün taraftarlar aynı şekilde bağırmaya başlıyor.
Neden kartal peki? Çünkü kartal; güçlü, heybetli, yukarıdan bakan ve avını korkusuzca kapan bir kuş. Beşiktaş’ın o dönemki oyun gücünü en iyi anlatan sembol olmuş. Ayrıca siyah-beyaz renkler de kartalın görüntüsüne çok uygun düşmüş.
Zamanla basın da Beşiktaş’a “Kara Kartallar” demeye başladı. Taraftar sahiplendi, kulüp de bu sembolü benimsedi. Bugün Beşiktaş denince akla hemen kartal gelir; marşlarında, pankartlarında, hatta stadın çatısında bile kartal figürünü görebilirsin.
Kısacası, Beşiktaş’ın hayvanı kartaldır, ve bu lakap 1940’larda tribünde doğmuş, sonra da kulübün simgesi haline gelmiştir.


No responses yet